admin, Ege Kardiyoloji Merkezi - 0232 503 05 76 sitesinin yazarı.

71292037_620x410.jpg
21/Tem/2020

Önemli bir tartışma konusu açan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, Omega3 takviyesi ile yapılan bilimsel çalışmaların, bu takviyenin ölümcül ya da ölümcül olmayan koroner kalp hastalığı riskini azaltmadığını ortaya koyduğunu belirtti.

Önemli bir tartışma konusu açan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, Omega3 takviyesi ile yapılan bilimsel çalışmaların, bu takviyenin ölümcül ya da ölümcül olmayan koroner kalp hastalığı riskini azaltmadığını ortaya koyduğunu belirtti.
Omega3 yağ asitleri ALA (alfalinolenik asit), DHA (dokosaheksaenoik asit) ve EPA (eikosapentaenoik asit)’nın vücutta üretilmeyen ve sağlığımız için önemli olan besinsel öğleleri olduğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, önemli bir konuyu gündeme getirdi. Alioğlu, “Omega3 yağ asitlerinden zengin besinler; yağlı balıklar (lüfer, istavrit, hamsi), yeşil yapraklı sebzeler (semizotu), yağlı tohumlar (özellikle keten tohumu) ve kuru yemişlerdir (ceviz). Doksanlı yıllarda yayınlanan çalışmalarda Omega3 takviyesinin kalp sağlığı üzerine olumlu etkilerini olduğu gösterilmiştir. Öte yandan, bu yağ asitlerinin hafızayı güçlendirici etkisinin de olduğunu ileri süren çalışmalar neticesinde bu ürünlerin popülaritesi giderek artmıştır. Omega3 takviyesi 2012’de ABD’de yetişkinler tarafından kullanılan en popüler ürün olmuştur. Bununla birlikte sonraki yıllarda yapılan çalışmalar, Omega3 yağ asitlerinin takviyesinin faydalı olmadığına yönelik sonuçlara ulaşmış ve Omega3 takviyesinin faydalı olup olmadığı tartışmalarına neden olmuşlardır. En son 2018 yılında Omega3 takviyesi ile yapılan çalışmaların analizinde (77 bin 917 toplam katılımcı, tümü yüksek kalp hastalığı riski altında), Omega3 takviyesinin ölümcül ya da ölümcül olmayan koroner kalp hastalığı riskini azalttığı gösterilmemiştir” dedi.
Yeni sonuçlar ile eski olanlar arasındaki farkın sebeplerine de değinen Dr. Alioğlu, şunları söyledi: “İnsanları daha fazla deniz ürünleri yemeye iten halk sağlığı mesajları, Omega3’lerin gıdalardan daha fazla tüketilmesine neden olmuş olabilir. Deniz ürünleri yiyenlerin tükettiği miktarların ötesinde ek Omega3’lerin de ekstra faydası olmayabilir. Daha fazla insan, yüksek kolesterolü tedavi etmek için statin ilaçları gibi kalp krizi riskini azaltan ilaçlar alıyor. Omega3’ler modern ilaç tedavisinin ötesinde ekstra faydalar sağlamayabilir.”
“Kimler Omega 3 takviyesi kullanmalı?” sorusuna da yanıt veren Dr. Alioğlu, “Özellikle ilaç tedavisine rağmen trigliserit değerleri normalin üstünde olan kişilere omega3 takviyesi önerilmektedir. Doktor tarafından reçete edilen bu takviyenin önerildiği dozda kullanılması faydalıdır” diye konuştu.


69589357_620x410.jpg
21/Tem/2020

 

Sıcak havalarda kalp krizi geçirenlerin sayısında artış olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, kalp ve damar hastalarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Alioğlu, “Sıcak havalarda uzun süre dış ortamda bulunup aniden soğuk havuz veya denize atlama sonucunda ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Bu nedenle kalp sağlığı açısından suya birden atlamak yerine alıştıra alıştıra suya girmek gerekir” dedi.

 

Sıcak havalarda kalp krizi geçirenlerin sayısında artış olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, kalp ve damar hastalarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Alioğlu, “Sıcak havalarda uzun süre dış ortamda bulunup aniden soğuk havuz veya denize atlama sonucunda ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Bu nedenle kalp sağlığı açısından suya birden atlamak yerine alıştıra alıştıra suya girmek gerekir” dedi.
Sıcak ve nemli havanın özellikle kalp hastalığı olanlar için daha tehlikeli olabileceğini ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu, kalp hastalarının yaz aylarında dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Vücudun ısı düzenleme sistemlerinden en önemlisinin cildin kan dolaşımı olduğunu, sıcak ve nemli havaların bu sistemin çalışmasını zorladığını anlatan Dr. Alioğlu, “Terlemeyle vücudu serinletmek için cilde pompalanan kan akımında artış olur, bu da kalbe fazladan yük bindirmektedir. Sağlıklı bireylerde kalp bu yük artışını sorunsuz karşılayabilirken, kalp ve damar hastalığı olanlarda ciddi sağlık sorunlara neden olabilir. Bu nedenle sıcak ve nemli günlerde kalp krizi geçiren veya kalpdamar hastalığı nedeni ile yaşamını yitirenlerin sayısı artış görülmektedir. Kalp yetmezliği olan hastalarda sıcak havalarda cilde olan kan akışının artması ve sıvı kaybı, baş dönmesi ve bayılmaya neden olacak kadar kan basıncını düşürebilir. Bu durum, yeterli sıvı alınmadığı takdirde böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilir” dedi.İlaç kullanımına dikkat
Kalp ve damar hastalarının kullandığı ilaçların yaz başlangıcında uzman hekim tarafından gözden geçirilip yeniden düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen. Dr. Alioğlu, “Kalpdamar hastalığı olanlar genellikle birden fazla ilaç kullanmaktadırlar ve bu ilaçlar ısı düzenlemene mekanizmasını etkileyebilir. İlaçlar, ısı düzenlemesine müdahale eder. Beta blokerler kalp atışını yavaşlatır, etkili ısı değişimi için kan dolaşım hızını düşürür. Diüretikler (idrar söktürücüler) idrar çıkışını tetikleyerek su kaybını daha da artırır. Bazı antidepresanlar (depresyon ilaçları) ve antihistaminikler (alerji ilaçları) terlemeyi etkileyebilir. Bu nedenle, yaz sezonu başında sürekli kullanılmakta olan ilaçların dozlarının ayarlanması ve gelişebilecek olası yan etkilere karşı bilgilendirme önem taşımaktadır” diye konuştu.

Sıcak havada kalp sağlığını korumak için öneriler
Kalp hastalarının sağlıklı bir yaz geçirmeleri amacıyla önerilerde bulunan Dr. Alioğlu, şu bilgileri verdi:
“Özellikle güneş ışınlarını dik geldiği 11.0015.00 arasındaki saatler arasında mümkün olduğunca dışarıda bulunulmamalıdır. Sıcak havalarda açık renkli, rahat ve bol, ter emici özellikte giysiler tercih edilmelidir. Yaz aylarında günlük sıvı ihtiyacı 23 litreye çıkmaktadır. Yazın günde 22.5 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir. Ağır ve yağlı yemekler tüketmek yerine az ve sık aralıklarla, hafif, lif içeriği yüksek yiyecekler tercih edilmelidir. Su içeriği yüksek sebze ve meyve tüketilmelidir. Alkollü ya da kafeinli içecekler tüketilmemelidir. Alkol, sıcağın olumsuz etkilerinin hissedilmesini engelleyebilir, kafeinli içecekler daha fazla sıvı kaybetmenize neden olabilir. Sıcak havalarda ağır egzersizler yapılmamalıdır. Hafif ve orta düzeyde egzersizler akşam saatlerinde yapılabilir. Spor esnasında su tüketilmesi de çok önemlidir. Sıcak havalarda uzun süre dış ortamda bulunup sonra aniden soğuk suya atlama (havuz, deniz vs.) sonucunda ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Bu nedenle suya birden atlamak yerine alıştıra alıştıra suya girmek gerekir. Su kaybının kanın daha çabuk pıhtılaşmasına neden olacağı da unutulmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar daha dikkatli olmalıdırlar. Baş ağrısı, soğuk terleme, aşırı yorgunluk, çarpıntı, sık soluk alma ihtiyacı, baş dönmesi, kendini kaybetme, bulantı, kusma gibi belirtilerle karşılaşıldığında mutlaka en yakın sağlık merkezine ulaşılmalıdır. Hekime danışarak kalp ilaçlarınızın yaz mevsimine göre düzenlenmesi yerinde olacaktır.”


WhatsApp-Image-2020-07-02-at-17.18.46-1200x675.jpeg
21/Tem/2020

Özel Ege-Rad Bornova Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzman Dr. Eşref Tunçer Periferik arter hastalığının en sık sigara içen diyabet hastalarında görüldüğünü ifade etti.

Periferik arter hastalığı, kalp harici diğer organların kanlanmasını sağlayan atar damarların hastalığı olarak bilinse de özellikle bacaklara giden ve bacaklardaki atardamar tıkanıklıklarını ifade ettiğini hatırlatan Uzman Dr. Eşref Tunçer, söz konusu hastalığın en sık sigara içen diyabet (şeker hastalığı) hastalarında görüldüğünü belirtti.
İYİLEŞMEYEN YARALARA VE KANGREN OLUŞABİLİR
Uzm. Dr. Tunçer, aşırı alkol tüketen, yağlı ve düzensiz beslenen kişilerde ve ileri yaşta sıklıkla görülen Periferik arter hastalığının belirtilerinin özellikle egzersiz (yol yürüme, merdiven çıkma , yokuş çıkma, koşma) esnasında kan akımının yetersiz kalmasına bağlı olarak kol, baldır, uyluk, kalça kaslarında ağrı ve kramplar meydana gelmesi olarak açıkladı. Tipik olarak bu ağrı ve kramplar dinlenmekle azaldığını ancak ileri dönemde iyileşmeyen yaralar ve kangren oluştuğunu anlatan Uzm. Dr. Tunçer, hastalığa yakalanmamak için yapılması gerekenleri şöyle açıkladı:
“Öncelikle ailede damar tıkanıklığı bulunan, şeker hastalığı olan kişiler diğer risk faktörlerinden uzak durmalıdırlar. Kontrol edilebilir sigara, yağlı yemek, alkol, sigaradan uzak durmak gerekiyor. Ayrıca mutlaka spor yapmalıyız. Düzenli spor aktiviteleri yapan kişilerde atardamar tıkanıklıklarının daha az olduğu bilinmektedir. Beslenmemizde ise; meyve, sebze ağırlıklı olan beslenme atardamar hastalıklarından korunmada yine çok önemlidir” dedi.

Uzm. Dr. Eşref Tunçer, hastalığın seyrine göre ilaç tedavisi, Anjio yöntemiyle balon ve/veya stent ile tıkalı damarın açılması, ameliyat gibi seçeneklerin bulunduğunu sözlerine ekledi.


1280px-Dagin_Korona-1200x800.jpg
21/Tem/2020

Özel Ege-Rad Bornova Tıp Merkezi Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emin Alioğlu Koronavirüs’ün kalp hastalığı olanlarda kalp krizini tetiklediğine dikkat çekti. Doç. Dr. Alioğlu, kalp hastalığı olanların COVID-19 salgını sırasında korunmak için sosyal mesafe ve maske kullanımıyla, el yıkama gibi tedbirlere özellikle dikkat etmelerini istedi.

Tüm dünyayı kasıp kavuran yeni tip korona virüs salgını yaşlı-genç, kronik hastalığı olan veya olmayan herkesi etkiliyor. Ancak özellikle yaşlı ve kronik hastalıkları olan bireylerin bu enfeksiyon için riskli grubu oluşturduğunu hatırlatan Doç. Dr. Emin Alioğlu, “Covid-19 enfeksiyonunda en sık etkilenen organ akciğerlerdir. Akciğerlerin tutulumunda kanın yetersiz oksijenlenmesini telafi etmek için kalbin iş yükü artmaktadır. Bu, kalbin etkin bir şekilde kasılma problemleri yaşadığı kalp yetmezliği olan biri için sorunları daha da kötüleştirebilir. Koroner (kalbi besleyen) damarlarda darlıkları olan hastalarda kalbin iş yükünün artması kalp krizini tetikleyebilir. Bunun dışında Covid-19 enfeksiyonu esnasında miyokardit, aritmi gibi kalbe ait komplikasyonlar gelişebilir” ifadelerini kullandı.

Kalp hastalığı olanların, COVID-19 salgını sırasında korunmak için sosyal mesafe ve maske kullanımı, el yıkama gibi tedbirlere özellikle dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Alioğlu, kalp hastalarının ilaçlarını aksatmadan kullanmaları gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Alioğlu, kalp hastalarının ayrıca tansiyonlarını ve şekerlerini kontrol altında tutmaları gerektiğini belirterek, “Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmak çok önemlidir” diye konuştu.
Salgın sürecinde hastalara rutin olarak sağlık kuruluşlarına gitmemeleri önerilse de yeni başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetleri olan hastaların maske kullanarak ve sosyal mesafeye dikkat ederek hastaneye başvurmaları gerektiğini de ifade etti.




Ege Kardiyoloji Merkezi





Ege Kardiyoloji Merkezi




02325030576 05334316488


Bizi Hemen Arayın

Size yardımcı olacak birileri her zaman sizi bekliyor olacak.




Telif Hakkı: Ege Kardiyoloji Merkezi 2020 Tüm hakları saklıdır Web Tasarım: Medya SMART





Copyright Ege Kardiyoloji Merkezi 2020. All rights reserved. Web Tasarım Medya Smart



İletişim: 02325030576 – 05334316488

×

Powered by WhatsApp Chat

× Merhaba size nasıl yardımcı olabiliriz ?